Kısaca
- Tasarım artık deprem bölgesi derecesine göre değil, parselin koordinatına göre yapılır.
- Kuzey Anadolu Fay Zonu hem Marmara hem Kelkit Vadisi hattında belirleyicidir.
- Alüvyon zeminler, yamaç parselleri ve geçiş bölgeleri özel dikkat ister.
- Düzenli taşıyıcı sistem, yumuşak kattan kaçınmak ve sahada birebir uygulama esastır.
- Eski yığma köy evleri ve ağır toprak damlar önemli risk taşır.
Türkiye’de yapı yaptırmak, deprem gerçeğiyle birlikte düşünmeyi gerektirir. Bu rehber korkutmak için değil, bu gerçeği bilerek nasıl sağlam yapı yapılacağını anlatmak için yazıldı. Anlatılan ilkeler her bölgede geçerlidir; değişen, parselin tasarım değerleri ve zemin koşullarıdır.
Aynı fay sistemi, iki farklı hat
Kuzey Anadolu Fay Zonu, dünyanın en iyi bilinen ve en aktif doğrultu atımlı fay sistemlerinden biridir. 20. yüzyılda bu fay boyunca doğudan batıya doğru ilerleyen bir dizi büyük deprem meydana gelmiştir; 1939 Erzincan depremi bu dizinin başlangıcı olarak bilinir. Çalıştığımız iki il de bu sistemin etkisindedir:
- Kelkit Vadisi hattı: Fay, Erzincan’dan batıya doğru Refahiye, Suşehri, Koyulhisar, Reşadiye ve Niksar hattı boyunca Kelkit Vadisi’ni takip eder. 1939 depremi bu hat boyunca geniş bir alanda ağır hasara yol açmıştır.
- Marmara hattı: Fay sisteminin batı ucu Marmara Denizi içinden geçer. Bu, İstanbul’daki yapı gündeminin neden büyük ölçüde mevcut binaların dönüşümü üzerine kurulu olduğunu açıklar.
Bunun yapı açısından anlamı şudur: bu hatlara yakın yerleşimlerde deprem tasarım değerleri, ülkenin pek çok bölgesine göre daha yüksek olabilir. Ancak bu, buralarda güvenli bina yapılamayacağı anlamına gelmez. Tam tersine, yönetmeliğe uygun tasarlanıp doğru uygulanan binalar, büyük depremlerde can güvenliğini sağlayacak şekilde davranır. Farkı yaratan, yönetmeliğe uymak ve bunu şantiyede eksiksiz uygulamaktır.
Konuma özel tasarım: “derece” değil, koordinat
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ile birlikte, 1 Ocak 2019’dan bu yana tasarımda eski deprem bölgesi dereceleri kullanılmıyor. AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritası, her konum için ayrı yer hareketi değerleri verir. Statik proje, parselin koordinatlarından alınan bu değerlere ve zemin sınıfına göre hazırlanır. Fay hattına yakınlık bu değerleri doğrudan etkiler; bu nedenle aynı ilçedeki, hatta aynı mahalledeki iki parselin tasarım değerleri bile farklı olabilir. Ayrıntılar: deprem yönetmeliği rehberi.
Zemin: alüvyon, yamaç ve geçiş bölgeleri
Zemin koşulları ilden ile değil, parselden parsele değişir. Sivas’ta Kelkit Vadisi tabanıyla yamaç yerleşimleri, İstanbul’da kıyıya yakın alüvyon alanlarla sırtlardaki daha sağlam formasyonlar birbirinden çok farklıdır. Tekrar eden üç durum şudur:
- Alüvyon alanlar: Dere ve çayların taşıdığı çökeller, genellikle daha yumuşak ve suya doygun zeminler oluşturur. Bu zeminlerde deprem hareketi büyüyebilir; gevşek kum ve siltli katmanlarda sıvılaşma riski de değerlendirilmelidir.
- Yamaçlar: Eğimli arazilerde heyelan riski, farklı derinliklerde değişen zemin katmanları ve yüzey suyu drenajı öne çıkar. Deprem sırasında yamaç stabilitesi ayrıca önem kazanır.
- Geçiş bölgeleri: Sağlam zeminle yumuşak zeminin birleştiği yerlerde, binanın bir kısmı sağlam zemine, diğer kısmı yumuşak zemine oturabilir; bu durum farklı oturmalara yol açabilir.
Bu nedenle zemin etüdü, bir formalite değil, projenin temelidir. Ayrıntılar: zemin etüdü neden önemli.
Tasarımda dikkat edilecek ilkeler
Fay hattına yakın bir bölgede bina tasarlarken yönetmeliğin genel kurallarının ötesinde, şu ilkelere özellikle dikkat ederiz:
- Sade ve düzenli plan: Simetriğe yakın, girinti çıkıntısı sınırlı, taşıyıcı elemanları dengeli dağılmış bir plan.
- Yeterli perde duvar: Betonarme perde duvarlar, binanın yatay deprem yüklerine karşı rijitliğini artırır; planda dengeli yerleştirilmeleri burulmayı önler.
- Yumuşak kattan kaçınmak: Zemin katı dükkân veya otopark olarak açık bırakılan binalarda, taşıyıcı sistemin zemin katta zayıflamaması için özel önlem alınması.
- Büyük konsollardan kaçınmak: Aşırı çıkmalar ve konsol balkonlar deprem davranışını olumsuz etkileyebilir.
- Sağlam temel: Zemin koşullarına uygun, genellikle radye veya bağ kirişli bir temel sistemi.
- Hafif çatı ve yapı elemanları: Gereksiz ağırlıklar deprem yükünü artırır; ağır toprak damlar ve gereksiz dolgu bundan kaçınılması gereken örneklerdir.
Şantiye: projeyi sahaya taşımak
En iyi proje bile, şantiyede doğru uygulanmazsa amacına ulaşmaz. Şantiyede özellikle şu noktaları kontrol ederiz:
- Her beton dökümünden önce donatının projeye uygunluğu: çaplar, aralıklar, bindirme boyları.
- Kolon ve kiriş uçlarında etriye sıklaştırması ve 135 derece kıvrılmış kanca uçları.
- Kolon-kiriş birleşim bölgelerinde etriyelerin eksiksiz yerleştirilmesi.
- Yeterli pas payı için mesafe takozlarının kullanılması.
- Projede öngörülen sınıfta hazır beton, betona su katılmaması, vibrasyon ve kür.
- Kışın dökülen betonun dondan korunması.
Beton kalitesi hakkında beton sınıfı seçimi, kış koşulları hakkında kışın inşaat yazılarımıza bakabilirsiniz.
Eski köy evleri ve yığma yapılar
Kırsal yerleşimlerde, özellikle Sivas’ın köylerinde hâlâ taş veya kerpiç duvarlı, ağır toprak damlı eski evler bulunur. Bu tür mühendislik hizmeti almamış yığma yapılar, geçmiş depremlerde en çok hasar gören ve can kaybına yol açan yapılar arasındadır. Başlıca risk faktörleri şunlardır:
- Ağır toprak damların duvarlara bindirdiği büyük yatay kuvvetler,
- Zayıf harç ve birbirine yeterince bağlanmamış duvarlar,
- Duvarları yatayda bağlayan hatıl ve bağ kirişlerinin olmaması,
- Sonradan açılan geniş pencere ve kapı boşlukları,
- Nemle zayıflamış kerpiç duvarlar.
Bu evlerde yenileme kararı vermeden önce yapının durumunu değerlendirmek gerekir. Ağır damın hafif ve yalıtımlı bir çatıyla değiştirilmesi riski azaltabilir; ancak duvarlarında ciddi hasar olan evlerde yeniden yapım çoğu zaman daha güvenli seçenektir. Ayrıntılar: güçlendirme mi, yeniden yapım mı, köyde ev yapmak.
Mevcut binalar için ne yapılabilir?
Hem İstanbul’da hem Sivas’ta mevcut betonarme binaların önemli bir kısmı, bugünkü yönetmelikten önceki kurallara göre yapılmıştır. Bu binaların deprem performansının bilinmesi için değerlendirme gerekir. 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti lisanslı kuruluşlarca yapılır. Tespit sonucuna göre güçlendirme veya yeniden yapım seçenekleri gündeme gelir. Yeniden yapım kararı verilen binalarda arsa sahipleri kat karşılığı inşaat modelini de değerlendirebilir.
Mevcut bir binada yapılabilecek en önemli şeylerden biri de zarar vermemektir: kolon kesmemek, taşıyıcı duvar kaldırmamak, zemin kattaki duvarları bilinçsizce yıkmamak. Tadilat öncesi bu konuya dikkat edilmelidir. Ayrıntılar: tadilatta izin gerektiren işler.
Arsa seçerken deprem gözüyle bakmak
Arsa alırken manzara ve konumun yanında şu sorular da sorulmalıdır: Parsel alüvyon bir düzlükte mi, yamaçta mı, yoksa ikisinin geçiş bölgesinde mi? Yakınında dere yatağı veya eski dolgu var mı? Yamaçta kayma belirtileri, eğilmiş ağaçlar ya da çatlamış istinat duvarları görülüyor mu? İmar durumunda diri fay veya afete maruz bölge ile ilgili bir kısıt var mı? Bu soruların cevabı arsanın değerini ve üzerine yapılacak yapının maliyetini doğrudan etkiler. Mümkünse arsa kararından önce zemin hakkında ön bilgi edinmek, sonradan çıkabilecek sürprizlere karşı en etkili önlemdir.
Sigorta ve hazırlık
Zorunlu deprem sigortası (DASK), 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu kapsamındaki konutlar için zorunludur ve depremde oluşan maddi hasarın bir kısmını karşılar. Ancak sigorta, can güvenliğini sağlamaz; bunu sağlayan binanın kendisidir. Ayrıca evde ağır eşyaların sabitlenmesi, aile afet planı ve toplanma alanlarının bilinmesi gibi hazırlıklar da önemlidir.
Sonuç
Deprem gerçeğiyle yaşamak, doğru yapılmış binalarla güvenle yönetilebilir bir durumdur. Zemin etüdüyle başlayan, yönetmeliğe tam uygun hazırlanan ve şantiyede birebir uygulanan bir yapı, ailenizin en büyük güvencesidir. Mevzuat değişebilir; bu yazı genel bilgi amaçlıdır.
AlbayrakZ Yapı olarak Türkiye genelinde yeni yapı, dönüşüm ve kat karşılığı projeler yürütüyoruz. 0533 659 21 71 numarasından bizi arayabilir, WhatsApp ile yazabilir ya da iletişim sayfamızdaki formu doldurabilirsiniz.
Sık sorulanlar
Parselim fay hattına ne kadar yakın, nasıl öğrenirim?
Parselinize özel tasarım değerleri AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritası’ndan koordinatla sorgulanır; fay hattına yakınlık bu değerleri doğrudan etkiler. Diri fay ve afete maruz bölge kısıtları ise imar durumu belgesinde ve zemin etüdünde görülür.
Fay hattının hemen üzerine bina yapılabilir mi?
Diri fay hatlarının doğrudan üzerinde ve yakın çevresinde yapılaşma, ilgili mevzuat ve plan kararlarıyla kısıtlanabilir. Parselinizin durumunu imar durumu ve zemin etüdüyle netleştirmek gerekir.
Betonarme mi, çelik mi, yığma mı?
Her sistem yönetmeliğe uygun tasarlanıp uygulandığında güvenli olabilir. Önemli olan sistemin türünden çok doğru tasarlanması ve sahada doğru uygulanmasıdır. Yönetmelik dışı, mühendislik hizmeti almamış yığma yapılar ise risklidir.
Eski evimde deprem riskini nasıl anlarım?
Duvarlarda eğik ve X şeklinde çatlaklar, kolon ve kirişlerde paslanmış donatı, dökülen beton, zemin katta sonradan kaldırılmış duvarlar risk işaretleridir. Kesin değerlendirme için uzman incelemesi ve gerekiyorsa riskli yapı tespiti gerekir.
Deprem sigortası yaptırmalı mıyım?
Zorunlu deprem sigortası (DASK), mevzuat kapsamındaki konutlar için zorunludur. Ancak sigorta maddi kaybı karşılar; can güvenliğini sağlayan şey yapının kendisidir.
Dayanak mevzuat ve kaynaklar
- Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (2018)
- AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritası (2018)
- 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
- 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu
- 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat ve idari uygulamalar değişebilir; projenize özel kararlar için ilgili belediye veya il özel idaresi, yapı denetim kuruluşu ve gerektiğinde bir avukat veya noterle görüşün.